2021’de Avrupa Enerji Piyasasında İzlenecek Beş Temel Trend

Araştırma firması Wood Mackenzie, 2021’de Avrupa enerji piyasasını şekillendiren beş ana eğilimi sunuyor. Wood Mackenzie, aşıların yaygınlaşmasıyla, Avrupalı milletvekillerin Net Zero (net sıfır) hedeflerine yönelik ilk ama önemli adımlara odaklanmalarını sağlayacağını düşündüğünü açıklıyor.

Wood Mackenzie’de kıdemli araştırma müdürü olan Rory McCarthy, bloğun enerji piyasasında izlenecek en büyük trendlerin şunları içerdiğini söylüyor:

  •    AB Yeşil Anlaşması teslimatının temellerini atmak

Birleşik Krallık’ın eski ortaklarıyla devam eden ticari ilişkileri belirsizliğini korurken hükümetin ulusal iklim hedeflerini belirlemede aktif rol oynadığı görülüyor. 2030’a kadar %68’lik revize edilmiş emisyon azaltma hedefiyle Birleşik Krallık’ın enerji piyasası artık önemli politika önlemleri ve ticari çerçeveler hakkında ayrıntılara şiddetle ihtiyaç duymaya başlıyor.

Birleşik Krallık, AB dışında kendi rotasını belirlerken kalan 27 üye ülkenin kendi başına ilerleme kaydedeceği öngörülüyor. Bütçe müzakerelerini çözen Avrupa Konseyi, 2030 yılına kadar bölgesel olarak bağlayıcı bir %55 emisyon azaltma hedefini onaylamış bulunuyor. Bu önemli bir adım olarak değerlendiriliyor ve 2050’ye kadar net sıfır emisyona giden acil yolu taahhüt ederek Yeşil Anlaşma önceliklerinin altını çiziyor. AB’nin odağını artık hizmete kaydırması gerektiği kaydediliyor.

  • Yenilenebilir enerji ihaleleri için rekor kıran bir yıl

2030 hedeflerine ulaşma yarışı başladığında 2021’in, Avrupa’daki yenilenebilir ihaleler için bir rekor kıracağı belirtiliyor.

Devasa 45 GW kapasiteli bir Avrupa müzayede hattında, son yıllarda hedeflenenlerden önemli ölçüde daha yüksek bir toplam kaydedilirken toplam; 17 GW rüzgar ve 6 GW güneş PV’den oluşuyor ve geri kalan müzayedeler ya teknolojiden bağımsız ya da birkaç kaynağa uygulanıyor. Önceki ihale sonuçları, hedeflenen hacimlere ulaşılacağına dair hiçbir garanti olmadığını vurguluyor. Son üç yılda, Avrupa müzayedelerinde ortalama %70 ödül oranı görülüyor. 2021’de aynı başarı düzeyine ulaşılırsa, 30 GW’ın üzerinde kapasitenin verilmesi bekleniyor.

Açıkçası rüzgar ve güneş PV’nin, 2021’de temin edilen kapasitenin büyük çoğunluğunu temsil etmesi isteniyor. Düşük maliyetli, düşük karbonlu gücü bol miktarda sunarken bu teknolojilerin dağıtılamaz doğası, güç sistemleri için bir esneklik sorunu teşkil ediyor. Bu durum, sevk edilemeyen yenilenebilir enerji üretiminin yüksek ve talebin düşük olduğu dönemlerde meydana gelen olumsuz gün öncesi ve gün içi elektrik fiyatları ile birçok pazarda zaten kendini göstermeye başlamış bulunuyor. Koronavirüs kaynaklı talep sorunları bir yana negatif fiyat sıklığının artması bekleniyor.

Bu ise şu soruyu gündeme getiriyor: Politikacılar önümüzdeki esneklik sorununun farkında mı? Negatif fiyatlara önümüzdeki yıl çok daha fazla odaklanmak gerekse de tek başına fiyat sinyallerinin çok ihtiyaç duyulan esnek kaynaklara yeni yatırımları tetikleme olasılığının düşük olduğunu düşünülüyor.

  • Enerji talebinin geri dönüşü

Kayıtlara geçen en ılıman kış ve ardından ulusal karantinalar, 2020 boyunca Avrupa’daki enerji talebini büyük ölçüde zorlamış bulunuyor. Sınırlı faaliyet ve müteakip ekonomik durgunluk, bölgenin büyük pazarlarındaki ulusal enerji talebinde %10 ile %20 azalma görülüyor.

Bu kadar sistem yükünü kaybetmek, marjinal arzın maliyeti ve kaynağı üzerinde temel bir etkiye sahip oluyor. Yenilenebilir kaynaklar, kömür ve gazı parasız bırakarak gittikçe sınırda kalıyorken kömürün kötü durumu ucuz gazla birleşerek en verimli kömür santrallerini bile rekabetsiz hale getiriyor.

  • Arz dengesi sıkılaşmaya başlıyor

Güç talebi düzeldikçe şebeke operatörleri, kesintiler ve özellikle soğuk aylarda görülen düşük yenilenebilir üretim dönemlerinin ortasında yeterli dağıtılabilir kapasite sağlama ihtiyacı nedeniyle giderek daha fazla zorlanacağı düşünülüyor. Bu arz dengesi sorunu 2020’nin dördüncü çeyreğinde gündeme gelmiş bulunuyor ve 2021’de de sıkılaşmaya devam etmesi bekleniyor.

National Grid’in yakın zamandaki dar marj bildirimleri, ilk kapasite piyasası stresine dair çağrıları ve piyasaya sürülen ek sistem dengeleme ürünleri ile bu kış İngiltere’de arz endişeleri özellikle dikkat çekici bulunuyor. Fransa ayrıca zayıf bir arz dengesi ile temel kış aylarına giriyor.

  • Güç piyasaları daha entegre hale geliyor

Esnek kaynakların büyük ölçüde eklenmemesi durumunda 2021’deki arz baskısının ve termik santral kapanışlarının ölçeğine göre belirleneceği öngörülüyor. Avrupa’nın güç sistemlerinin kışın zorluklarıyla başa çıkma yeteneğinin, gelecekteki esnek tedarik gereksinimlerinin önemli bir göstergesi olacağını düşünen McCarthy, sistem güvenliği ile güvenilirliği konularında öncelikli politika yönünün bu olacağını belirtiyor.

Dengeleme ve gün öncesi piyasaları daha fazla uyum görürken 2021’de HVDC ara bağlantılarının yapılandırılmasının devam edeceği kaydediliyor.

Diğer enerji mallarından farklı olarak güç, sınırların ötesinde yoğun bir şekilde alınıp satılmıyor. Dünyadaki elektriğin yalnızca %3’ü ülkeler arasında alınıp satılıyor ve bunun çoğu Avrupa’da gerçekleşiyor. Pazar serbestleştiğinden beri fiziksel bağlantıların ve pazar entegrasyonu arttığı görülüyor.

Source: https://www.smart-energy.com/regional-news/europe-uk/five-key-trends-to-watch-in-the-european-power-market-in-2021/